Logo
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • Kurullar
    • Düzenleme Kurulu
    • Bilim Kurulu
    • Uluslararası Danışma Kurulu
    • Kongre Sekreteryası
  • Katılım ve Başvuru
    • Söyleşiler ve Atölyeler
    • Yazım Kuralları
    • Katılım ve Başvuru
    • Sinemed Çağrı
    • Temalarımız
    • Program Akışı
    • Ulaşım ve Konaklama
  • Blog
  • Galeri
    • Sinemed Fotogaleri 1.gün
    • Sinemed Fotogaleri 2.gün
    • Sinemed Fotogaleri 3.gün
  • Basında
  • İletişim
  • Ana Sayfa   
  • Tarih ve Sinemanın Bir Kesişim Noktası 

Tarih ve Sinemanın Bir Kesişim Noktası

Müze-i Askerî Sineması (1913-1924)

Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemleri, bir yanda Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği siyasi buhranlarla, diğer yanda ise modern kitle iletişim araçlarının toplumsal hayata entegrasyonuyla yeni bir şekle bürünmüştür. Bu dönemde sinema, bir eğlence aracı olmanın ötesinde devletin denetimi altında gelişen, askeri birimlerin propaganda ve eğitim amacıyla stratejik olarak kullandığı bir mecra haline gelmiştir. Bu sürecin en belirgin ve özgün örneklerinden biri, 1913-1924 yılları arasında faaliyet gösteren Müze-i Askerî Sineması‘dır.

Müze-i Askerî Sineması (Temsili)

Kuruluş ve Mekânsal Dönüşüm

Müze-i Askerî bünyesinde bir sinema salonu açılması fikri, dönemin Müze Müdürü Ferik Ahmed Muhtar Paşa’nın şahsi gayretleriyle hayat bulmuştur. Topkapı Sarayı dahilinde bulunan, bir dönem silah deposu olarak kullanılan Aya İrini Kilisesi’nin batı tarafındaki izbe bir alanın 100 kişilik bir salona dönüştürülmesiyle temelleri atılan bu kurum, literatürde kimi tarihçiler tarafından dünyada film gösterimi yapılan en eski yapılardan biri olarak zikredilmiştir. Salonun fiziksel kapasitesi 1915 yılından sonra 300 kişiye çıkarılmış ve elektrik tesisatıyla donatılarak “birinci sınıf”bir sinema özelliği kazanmıştır.

Ahmed Muhtar Paşa

“Yerli ve Milli” Bir Girişim

Müze-i Askerî Sineması, Pera (Beyoğlu) bölgesindeki yabancı ve gayrimüslim hakimiyetindeki sinema sektörüne karşı “yerli ve milli” bir alternatif olarak öne çıkmıştır. Müslüman tebaanın, özellikle de kadınların kamusal alandaki sosyalleşme biçimlerine katkı sunan bu kurum, başlangıçta programlarında seans ayrımı gözetirken müteakiben kadın ve erkeklerin birlikte sinema filmi seyrettikleri harem-selamlık uygulamasına geçmiştir. İlanlarda yer alan “Muhadderat-ı Osmaniyye’ye (ayrıca) mahal vardır” ibareleri, muhafazakâr hassasiyetlerle modernleşme çabalarının nasıl harmanlandığının ilginç bir göstergesidir.

Savaş Yılları ve Propaganda

Birinci Dünya Savaşı boyunca müze sineması, Alman ve Avusturya menşeli haber (belge) filmlerinin ve kurmaca filmlerin gösterildiği bir kültür merkezi işlevini görmüştür. Bu gösterimlerin temel amacı, halkın zafere olan inancını diri tutmak ve cephedeki gelişmeleri olumlu bir perspektifle sunmaktı. Ancak 1918 yılında imzalanan Mondros Mütarekesi ve İstanbul’un işgali, kurumun faaliyetlerini sekteye uğratmıştır. İtilaf Devletleri’nin getirdiği yasaklar ve sansür, film tedarikini zorlaştırmış; buna rağmen müze, ulusal direnci örgütleyen bir simge olarak varlığını sürdürmüştür.

Sözün kısası, Müze-i Askerî Sineması, film gösterimlerinin ötesinde, savaşın ve işgalin gölgesinde modernleşme sancıları çeken kadim bir imparatorluğun kültürel reflekslerini yansıtmaktadır. Sinema ve müzecilik tarihimizde eğlenceyi milli bilinç ve propaganda ile birleştiren bu müstesna deneyim, toplumsal dönüşümün ve direnişin önemli bir safhası olarak kabul edilmelidir.

Dr. Hasan Ali ÇAKMAK

Bitlis Eren Üniversitesi

Öğretim Üyesi


igü Logosu igü Logosu sad Logosu

İletişim
+90 546 691 29 84
sinemedkongre@gmail.com
Medya Mah. 629. Sokak Dışkapı No: 11 B – İçkapı No: 3 Kayapınar/Diyarbakır
Hızlı Erişim
  • Sinemed Çağrı
  • Yazım Kuralları
  • Temalarımız
  • Katılım ve Başvuru

sinemedkongre © 2026 | Tüm Hakları Saklıdır.